ETKB Tabii Kaynaklar Dairesi – TÜMMER Toplantısı Yapıldı

Geçtiğimiz hafta ETKB Tabii Kaynaklar Dairesi Birliğimiz ile iletişime geçerek bir toplantı yapmak istediklerini belirtmişlerdi. Bu kapsamda, Bakanlık yetkilileri tarafından 08 Ekim 2020 Perşembe günü saat 11:00’de online bir toplantı düzenlendi. Toplantıya, ETKB Tabii Kaynaklar Dairesi Başkanı Leman ÇETİNER ve Koordinatörü Yağız Alp TAŞTEKİN ile TÜMMER Başkanı İbrahim ALİMOĞLU, Başkan Vekili Hanifi ŞİMŞEK, Yönetim Kurulu Üyelerinden Mehmet SERTER, Serdar SUNGUR, Genel Sekreteri Esin OZGAN ve Asistanı Tuğçe DİKİLİ katılım sağladı.   

                                                    

Toplantı Tabii Kaynaklar Dairesi Başkanı Leman ÇETİNER başkanlığında gerçekleştirildi. Tabii Kaynaklar Daire Başkanlığını tanıtarak sözlerine başlayan ÇETİNER, Başkanlığın 7 ay önce kurulduğunu dolayısıyla yeni kurulmuş bir başkanlık olduklarını,  17 uzmanın çalıştığını, görevlerinden birinin ülkemiz doğal kaynaklarının etkin bir şekilde kullanmak olduğunu, dış girdisi olmayan mermer-doğaltaş sektörü ile ilgili sektör performansının değerlendirilmesine yönelik bir proje yürüttüklerini ve söz konusu proje kapsamında Birliğimiz desteğine ihtiyaç duyduklarını aktardı. ÇETİNER ayrıca, Ağustos ayında Ankara-Kızılcahamam’da MAPEG ve Sektör STK yetkililerinin katılımı ile gerçekleştirilen Maden Mevzuatı İstişare Toplantısı’na kendisinin de katıldığını ifade ederek genel bir değerlendirmede de bulundu.  

Koordinatör Yağız Alp TAŞTEKİN madencilik sektörünün GSYH’deki payının aslında yüzde 1’den fazla olduğunu, yapacakları çalışma ile sektörün mevzuat anlamında olası sorunları ortaya koymak istediklerini, çalışmalarında gereken bilgilerin Birlik üyelerimiz, çalışanlarımızdan toplanması konusunda desteğimize ihtiyaç duyduklarını, hazırlayacakları bilgi formları ile toplanan bilgilerin rapor haline getirilerek sektörümüzde çalışan kadın-erkek sayısı, yabancı çalışan sayısı, alınan yabancı danışmanlık hizmetleri, arama ruhsat döneminde yaşanan sorunlar vb. konuların ortaya konulmasının hedeflendiğini ve daha önceden bu anlamda hazırlanmış bir raporun bulunmadığını ifade etti.

Toplantıda söz alan Başkan ALİMOĞLU, yapılacak çalışmada TÜMMER olarak destek vermeye hazır olduklarını ifade ettikten sonra sektör hakkında bilgilendirmelerde bulunmak istediğini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti; “Doğaltaşın gerek ocak gerekse fabrika üretiminde çağımızın teknolojisine uygun makinalar kullanıyoruz. Birçok makinamızı yerli firmalarımız üretiyor. Mermer ocaklarında esasen sınırlı alanlara izin veriliyor, ocak için ayrı, pasa-stok-yol için ayrı izin alınıyor. Çoğu kişi mermer ocaklarıyla hammadde alanlarındaki taşocaklarını birbirine karıştırıyor, oysa yol kenarlarında görülen ve iş bitince çevreye uyumlu hale getirilmeden bırakılan bu ocaklar genelde karayolları, baraj, köprü gibi yapıların inşaasında kullanılmak üzere verilen hammadde izinleri. Mermer ocak işletmecisi, mevzuata uymak zorunda, rehabilite etmeden ruhsatı terk edemez. Ormana ait arazileri rehabilite eder, ilgili orman idaresi fidan dikimini yapar. Mermer üretimini moda belirliyor, taşın modası geçince üretime ara veriliyor, az oranda üretimler yapılıyor bu sürede ruhsat hukuku devam ediyor, taş yeniden moda olunca üretim artıyor.”

ALİMOĞLU, üretim için gerekli izinlerin alınmasında sürelerin çok uzun sürdüğünden bahsederek madencilik faaliyetlerinin birçok kurum tarafından da engellenebildiğini söyledi.

COVİD-19 salgınının ocaklara etkisinin çok büyük olduğuna değinen Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet SERTER Çin halk Cumhuriyeti’nin blok mermer-doğal taş ana pazarı olduğunu, pazarda çok büyük bir daralmanın yaşandığını, fabrikaların boş kalmaması amacıyla yarı mamul üretimine yönelik çalıştırıldığını, işlenmiş mermer-doğal taş ihracatında ne çok ileride ne çok geride olduğumuzu, blok ihracatında ise maalesef çok gerilediğimizi ifade etti. Bahsedilen şikayetlerin eski dönemlerde terk edilen ruhsatlar olduğunu, başkanın da ifade ettiği gibi çok uzun zamandır rehabilite edilmeden bir ruhsatın terk edilemeyeceğini açıklayan SERTER terk edildikten sonra rehabilitasyon çalışması takdirle karşılanmış mermer ocaklarının da mevcut olduğunu söyledi. Mermer ocak üretiminde tüm yıl üretim yapılmadığını, kış sezonu geçtikten sonra piyasa ve talepler doğrultusunda yılın üç ayı çalışmanın da yeterli olabildiğini söyleyerek faal olmayan bu tür mermer ocaklarının terk edilmiş olarak düşünülmemesi gerektiğini ifade etti.  SERTER bürokratik süreçler konusunda taşrada çok büyük sıkıntıların olduğuna vurgu yaparak bu sorunların çözümüne ilişkin önerisini dile getirdi. Valilik bünyesinde yatırım, izleme ve koordinasyon komisyonlarının olduğunu, şuanda bu komisyonların sadece agrega ve mıcır sektörlerindeki faaliyetlere yönelik çalışmalarını sürdürdüklerini, bölge müdürlüklerini izleyen, iş takibini vb. yapan bir kurum/kuruluş olmadığı için bölge müdürlüklerinde ciddi aksaklıkların meydana geldiğini ve bölge müdürlüklerinden sağlıklı bilgi edinilemediğini dile getirdi. Ayrıca, birçok kurumdan mükerrer izin alındığını aslında tüm bu işlemlerinde yatırım, izleme ve koordinasyon komisyonlarında toplanabileceğini, orman, çevre izinlerinin çok uzun sürelerde alınabildiğini, 3 yıldır bekleyen orman izni taleplerinin olduğunu, bürokratik süreçlerin sektörü çok yorduğunu ve özellikle COVİD-19 sürecinde en basit işlemlerin bile 5-6 ay süre ile sonuçlandığını ifade etti.

Çevrenin önemli olduğunu belirten Yönetim Kurulu Üyesi Serdar SUNGUR sektör iş potansiyelinin ortaya konulması gerektiğini, ruhsat güvencesinin ruhsat sahibine verilerek arama faaliyetlerine hız kazandırılmasının son derece önemli olduğunu, dağ başında hiçbir altyapının olmadığı yerlerde yatırım yaptıklarını, özel sektörün önünün açılması gerektiğini, sektörün teşviklere, vergilerin diğer ülkelerde olduğu gibi azaltılmasına ihtiyacı olduğunu, sonrasında Devletin zaten kazancının fazla olacağını ifade etti. Mermer-doğal taş sektörünün ihracatımızdaki payına dikkat çeken SUNGUR, rehabilitasyon konusunda Antalya-Korkuteli’nde rehabilite ettikleri bir sahanın fotoğraflarının çekildiğini, sonrasında Bakanlığın bu sahanın görüntüleri ile Fransa’da düzenlenen bir yarışmaya katıldığını, aslında ülkemizin rehabilitasyon konusunda geri kalmadığını belirtti.

Başkan Vekili Hanifi ŞİMŞEK kamu binalarının inşaasında genelde ithal taşların kullanıldığını, bu durumun Türk doğal taşının kalitesi ile ilgili olmadığını aksine yurtdışında tanınır olan mermerlerimizin ne yazık ki ülkemizde proje uzmanları tarafında pek de tanınmadığını ifade ederek Genelge ile talimatlandırılmış olan yerli doğaltaş kullanımı konusunda her kesimin özen göstermesi gerektiğini söyledi.

Karşılıklı sunulan iyi dileklerin ve teşekkürlerin ardından toplantı sona erdi.

 

YUKARI